Türk-Islâm Birligi

Yazimizin basligi, hem bir derginin ismi, hem de bir konferansin konusudur. Ve hem tarihte yasanmis bir gerçek, hem de tekrar yasanmasi mümkün bir ideal, bir gaye ve bir hedeftir.

"Ben, Türk ve Müslümanim" diyenler de, sadece "Türk'üm" veya sadece "Müslümanim" diyenler de bu idealde olmali, bu yönde düsünmelidir. Zira hedeflenen birlik, hem Türk olanlarin birligi, hem Müslüman olanlarin birligi, hem de Türk ve Müslüman olanlarin birligidir. Yani, sadece Türk ve Müslüman olanlarin degil.
"Birlikten kuvvet dogar."

Birer ticarî birlik olan sirket ve holdingler de siyasî birlikler de daha kuvvetli olmak gayesiyle kurulmustur.
Zamanimizda güç ve kuvvet -neredeyse- tek geçerli akçe oldu. "Asrimiz bilgi asridir" deniyorsa da, gerçekte bilgiyi kuvvete dönüstürme asridir. Yani yine devrede olan kuvvettir.

Peki, düsünülen birligin gerçeklesme sansi var mi? Var. Tarihteki misali de Osmanli ulu çinari.

Read the rest of this entry »

Nicin Musluman oldular

Ben Londrada, tam bir protestan terbiyesi alarak yetişdim. 1930 senesinde, dahâ genç bir talebe iken, her genç gibi ba’zı hâdiselerle karşılaşıyor, bunları anlamağa çalışıyordum. Bunlardan birisi, din ile dünyâ arasında bir münâsebet aramak, ya’nî râhat ve huzûr içinde yaşamak için, dinden nasıl fâidelenebileceğimi düşünmek oldu. O zemân, ilk def’a olarak, farkına vardım ki, mensûb olduğum hıristiyan dîni, bu husûsda çok za’îf ve çok âciz. Zîrâ hıristiyanlık, dünyâyı yalnız fenâlıklarla dolu bir işkence yeri, insanları günâhkâr doğan mahlûklar olarak kabûl ediyor. Onlara hayâtda râhat bir yol göstermek şöyle dursun, her yapdıkları işin günâh olduğunu, bu günâhdan kurtulmak için, hiç bir çâre bulunmadığını, insanlar için ancak râhiblerin Allahü teâlâya düâ edebileceğini söylüyordu. .......

Muhammed John Webster (İngiliz)

Read the rest of this entry »

Mahmud’un mektubu

Bir ara o ilahiyatçı hoca öyle bir atasözü kaçırdı ki ağzından, ben oturduğum yerde mosmor kesildim. “Bu adamlar İslâm’ı yücelteceğiz, Müslüman mahallesinde salyangoz sattırmayacağız derken sergiledikleri kabalık, ağzıbozukluk ve hoşgörüsüzlükle İslâm’a en büyük fenalığı yapıyorlar.

Ahmet Turan Alkan

Sevgili Ahmet Ağabeyim,

Beni hatırlayacaksınız. Ben Mahmut. Hani vaktiyle tuttuğum günlükten bazı alıntılar yaparak “misyon” başlığı altında yayınlamıştınız ya, o Mahmut işte.

O günden bu yana başımdan neler geçti, biraz anlatmak, daha doğrusu dertleşmek istiyorum; bu satırları yayınlamanız için, hâlimden haberdar olmanız için kaleme alıyorum ama isterseniz yayınlayabilirsiniz de; benim için mahzur yok.

Read the rest of this entry »

Misyon!

Çorap almaya inmiştim semt pazarına. Nasıl oldu anlamadım ama eve dönerken artık benim altılı çelik tencere takımım vardı. Önemli değil, tencere gerekli bir araç nasıl olsa. Tencereci arkadaşa müjdeyi tebliğ ettim. “Ayıpsın abi, Hazreti İsâ’ya can fedâ.” dedi, ben ağladım.

A. TURAN ALKAN

İlahi ışığı, henüz İncil’in müjdesiyle tanışmamış bir ülkede yaymak ve temsil etmek görevini üstlendiğim şu gün ne kadar mutluyum. Kendime söz veriyorum, misyonum uğruna her fedakarlığa katlanacak ve sürünün kaybolmuş koyunlarını yeniden kazanmak için var gücümle çalışacağım.

8 Temmuz

İşte Türkiye’deyim; bölge sorumlusu Tommy arkadaşla havaalanından kalacağımız eve giderken hayli uyarıcı bilgiler aldım; “Hemen başlama, biraz sağını solunu tanımalısın; Türkler acayip bir millettir” filan diye bir şeyler söyledi, ama aldırış etmedim. Bir dakika bile zayi edilmemeli; görev kutsal, görev ağır.

9 Temmuz

Read the rest of this entry »

Müslüman olan genç bir Ortodoks kızın kendi kaleminden hikayesi: Hz. İsa ve Mery

İnancı güçlü olmayan bir baba ile sade bir Ortodoks annenin çocuğu olarak Ukrayna’da dünyaya geldim. Babam beni köy kilisesinde gizlice vaftiz etmiş. Komünizmin bütün yasaklarına rağmen annemden gelen “tek tanrı” inanışı ile büyüdüm. Paskalyayı seviyordum. ...

Müslüman olan genç bir Ortodoks kızın kendi kaleminden hikayesi: Hz. İsa ve Meryem’le ilgili ayetlere çarpıldım

Dünyadaki en büyük trajedi hangisidir? En acıklı biten hayatı kim yaşadı yeryüzünde? Kim ne derse desin bence en büyük trajediyi Tolstoy yaşadı.

Read the rest of this entry »

Mona Lisa ''Bismillah'' dedi...

TIME dergisinin kapağı "başı örtülü Mona Lisa" ortalığı karıştırdı. "Avrupa'da Kimlik Krizi" başlığı ile hazırlanan dosyada, çok kültürlülük kavramının giderek İslami yaygınlaşma karşısında güç kaybedip kaybetmediği de sorgulanıyor...

Read the rest of this entry »

İçimdeki gerçek İbrahim Karlsson’un gerçeğe yolculuğu

SIRADAN diye tabir edebileceğim, ancak birbirini çok seven bireylerden oluşan İsveçli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Dinle pek alâkamız yoktu. Yirmi beş yaşına kadar Tanrı’nın varlığını veya maneviyata ilişkin konuları hiç önemsemeden yaşamıştım. Yani materyalist dünya görüşüne sahip biriydim.

Lise yıllarında tam bir kitap kurduydum ve zamanımın çoğunu okul kütüphanesinde geçirmekteydim. Bir keresinde Kur’an’ın İngilizce meâlinden bazı bölümleri okuma fırsatım oldu. Tam olarak hangi kısmı okuduğumu hatırlamıyorum. Ancak okuduklarım bana çok anlamlı gelmişti ve etkilenmiştim.

Yine de dinden uzak bir hayata devam ediyordum. Benim dünyamda Tanrı’ya yer yoktu ve O’na ihtiyaç da duymuyordum. Kâinatın nasıl işlediğini açıklayan bir Newton vardı ve bu da yeterliydi.

Read the rest of this entry »

Allah'a kul olma sanatı

Tasavvuf hayattır
Tasavvuf bir yoldur. Her yol gibi onun da istikameti, kuralları ve şartları vardır. Nedir tasavvuf? "Allah'a kul olma sanatıdır." İslam dinindeki hükmü nedir? "Tasavvuf, adıyla olmasa bile, muhtevâsı ve müesseseleriyle Allah Rasûlü'nün hayatında ve Kur'ân'da var olan bir kurumdur." Kişi tasavvufa girmeden de Kur'ân ve sünnete uygun bir hayat sürebilir. Fakat tarikata girdin mi, şartları bileceksin, bu yol nasıl yürünür, öğreneceksin. Bir şeyhe, bir mürşid-i kamile bağlanmadan tarikat hayatı yaşayamazsın. Orada şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.

Kendini bilen Rabb'ini bilir

Read the rest of this entry »

Irak yolcusu 37 Güney Kore askeri İslamı seçti

Güney Kore'nin başkenti Seul'deki bir camide, Irak'a gidecek askerler, İslam dinine geçmelerinin ardından namaz kılıyorlar. Güney Kore'nin Irak'a göndereceği 3 bin askerden 37'si, önceki gün İmam Süleyman Li Haeng-lae'nin önünde kelime - i şahadet getirerek Müslümanlığı kabul etti. Seul'deki Müslüman cemaatinin lideri olan Güney Koreli Süleyman, askerlere, İslamiyeti kabul etmelerinin, Irak'a konuşlanacak diğer askerlerin Iraklılar tarafından kabullenilmesine yardımcı olacağını söyleyerek, "Iraklılar sonsuza kadar dostunuz olabilir" dedi.

Batı İslamı durduramıyor

Küresel savaş İslama yönelişi daha hızlandırdı. ABD ve Avrupa'da Müslüman olanların sayısı hızla artıyor. İslam Amsterdam'da birinci din oldu. ABD'de 10 ayda 34 bin kişi İslamı seçti.

Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da İslam birinci din oldu. Hollanda'nın günlük gazetelerinden Metro'da yayımlanan haberde, Amsterdam'da Müslüman nüfusun yüzde 13, Katolik nüfusun yüzde 10, Protestan nüfusun yüzde 5, Yahudi nüfusun yüzde 1 ve diğer dinlerin nüfusun ise yüzde 12 olduğu, yüzde 59'un da kendisini hiç bir dine bağlı hissetmediği bildirildi.

Gazete, 20. yüzyılın başlarında çok düşük olan Müslüman nüfusun çok hızlı şekilde büyüyerek 21. yüzyılın başlarında birinci din haline geldiğini kaydetti. Gazete, 600 bin nüfuslu başkent Amsterdam'da Müslüman nüfusun 90 bini aştığı belirtiyor.

Read the rest of this entry »

Almanya'da İslam dersine onay yolu açıldı

Almanya'da İslam dersine izin vermeyen mahkeme kararı iptal edildi..

Almanya'nın Leipzig kentinde bulunan Federal İdare Mahkemesi, Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde İslam dersine izin verilmesi gerekmediği yönünde daha önce karar alan Münster Yüksek İdare Mahkemesi'nin kararını iptal etti.

Federal İdare Mahkemesi, kararını yeteri kadar gerekçelendirmediği sebebi ile Münster Yüksek İdare Mahkemesi'nin davaya yeniden bakmasını kararlaştırdı. Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi ve Almanya İslam Konseyi, Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde kendilerine okullarda İslam dersi izni verilmediği gerekçesi ile Münster Yüksek İdare Mahkemesi'ne başvuruda bulunmuş, mahkeme ise din derslerine izin verilmesinin mecburi olmadığı gerekçesi ile başvuruyu reddetmişti.

'Kore halkı sayenizde çok mutlu'

Güney Kore Dışişleri Bakanı, Türkiye sayesinde refah içinde olduklarını belirterek, '40 bin Koreli Türkiye sevgisi nedeniyle İslamı seçti' dedi

'Kore halkı sayenizde çok mutlu'

Güney Kore Dışişleri Bakanı, Türkiye sayesinde refah içinde olduklarını belirterek, '40 bin Koreli Türkiye sevgisi nedeniyle İslamı seçti' dedi

UTKU ÇAKIRÖZER Ankara

Güney Kore Dışişleri Bakanı Ki-moon Ban, ülkesinde 40 bin kişinin, Türkiye sevgisi nedeniyle İslam'ı seçtiğini söyledi. Ban, 3 bin kişilik bir Güney Kore birliğinin de Kuzey Irak'a yerleşeceğini açıkladı.

Türkiye'yi resmen ziyaret eden ilk Güney Kore Dışişleri Bakanı olan Ban, gezisini gazetemize şöyle değerlendirdi:

Read the rest of this entry »

11 Eylül’den sonra İslâmı seçti

Sarı saçlı, mavi gözlü 29 yaşındaki Charles Vincent, Kaliforniya’nın Torrance şehrinden. Katolik bir ailenin 8 erkek çocuğunun en küçüğü. Müzikle ilgilendi. 11 Eylül terör saldırılarından sonra Kur’ân-ı Kerim okumaya başladı. Bir kaç ay sonra ise samîmî bir Müslüman oldu. Artık düzenli ibadet yapıyor. İçki içmiyor. Şuayb ismini kullanıyor.

Müslüman olmasından beri geçen 3 sene içinde İslâma hergün daha fazla bağlanıyor. Müslüman olan beyaz Avrupalı ve Amerikalılar’ın sayısındaki artışa dikkat çeken Vincent, İslâmın sadece “diğer” insanların dini olmadığını fark ettiğini belirtiyor. Laweekly adlı ABD’de yayınlanan bir dergide kendisiyle röportaj yapılan Vincent, “Her gün bir önceki güne göre daha fazla şaşırıyorum. En son bağlanmak istediğim din İslâmdır. Ağzımdan en son çıkmasını istediğim kelime Allah’tır. İslâm beni içinde bulunduğum en büyük bir delikten çıkardı" şeklinde konuştu.

HASTALIK, ENDİŞE, DUÂ, KURTULUŞ VE İSLÂM’LA TANIŞMA

Read the rest of this entry »

Çinli Ai, İslâmı seçti

Çin’den 5 sene önce İzmir’e gelen Jian Hua Ai, çevresinden ve çalışanlardan etkilenerek Müslümanlığı kabul etti.

Babasının vefat ettiğini belirten Ai, önce camilere gittiğini, İslâm dinini kabul ederken annesindende izin aldığını söyledi.

Türklerin ılımlı ve sevecen kişiliğinin altındaki sebepleri araştırdığının altını çizen Jian Hua Ai, bunu Müslümalık olduğun gördüğünü söyledi.

Bu yoldan dönüş olmadığını belirten Ai, “Ben hiç bir dini kabul etmiyordum, hiçbir ibadet şekli de bilmiyordum. 1999 yılında İzmir’e geldim. Chinese Restorant Sahibi Haşim Işık ve iş arkadaşlarım bana çok iyi örnek oldu. Onlarla camilere gittim, araştırdım, Müslümanlığı inceledim. Annemle de uzun uzun görüştüm.” dedi.

Chinese Restorant’ta düzenlenen ihtida töreninde Menderes İlçe Müftüsü Mustafa Temel ve Ai’nin iş arkadaşları hazır bulundu. Kelime-i şehadet getiren Ai, ismini daha sonra değiştireceğini söyledi. Müftü Temel, Ai’ye İngilizce Kur’ân-ı Kerîm meali ve dinî kitaplar hediye etti.

HZ. İSA' NIN MÜJDESİ HZ. MUHAMMED (SAV)' DIR

Bazı televizyon programlarında rastlamışsınızdır; adam kalkmış Amerika’dan, İngiltere’den, Kanada’dan gelmiş, bizim herhangi ilimizi mekan tutmuş, kilise açmış ve başpapaz olarak harıl harıl insanımızın imanını çalıyor, itikadını bozuyor.

Bazı televizyon programlarında rastlamışsınızdır; adam kalkmış Amerika’dan, İngiltere’den, Kanada’dan gelmiş, bizim herhangi ilimizi mekan tutmuş, kilise açmış ve başpapaz olarak harıl harıl insanımızın imanını çalıyor, itikadını bozuyor.

Niye Türkiye, niye Anadolu sorusuna da pişkin pişkin cevap veriyor:

“İsa Mesih’in müjdesini hiç duymamış olanlara ulaştırmak için.”

Read the rest of this entry »

Sponsorlu bağlantılar